Aşk

0
52

AŞK Mecnun’u çöllere düşüren, Ferhat’a dağları deldiren, Kerem’i Aslı’dan başkasına kör eden AŞK…

Aşkın birçok tanımı yapılmıştır. Kimisi sevginin yoğunlaşmış halidir der Aşk için, bazısı da karşıdakinde kendini görmektir diye açıklar.

Mevlana; Aşk topuklarından etine kadar işlemiş bir nasırdır, ya canın acıya, acıya adım atacaksın, ya da canını acıta, acıta söküp atacaksın diye yorumlar.

Atilla İlhan; ‘Ben aşk nedir bilmem eski kafalıyım. Bir seni bilirim, birde adın geçince sıkışan kalbimi’ olarak özetler konuyu.

Sevenler Aşk’ı farklı şekillerde ifade ederler;

Kalp dediğin atıyor zaten, marifet ritmi değiştirebilende.

Aşk, tüm insanlar içinde sana tanıdığım ayrıcalıktı.

Aşk, sensiz geçen her saniyeyi yok saymaktı.

Aşk, iki kalbin bir bütün gibi atmasıydı.

Gerçek Aşk bedel ister, beden değil…

Sen yoksan yanımda, bu dünyada her zaman yalnızım…

Aldığım nefes, içtiğim su gibisin, sen benim ruhumun tek besinisin…

Bende en çok Aşık Veysel’in sözünü seviyorum, ‘Güzelliğin on para etmez bu bendeki AŞK olmasa…’

Ferhat’ın gözleri Şirini dünya’nın en güzeli olarak görmekteydi, çünkü kalp gözüyle bakıyordu.

İnsan Aşık olduğunda başkasına kör olur. Sevdiğini dünyasının merkezine oturtur. Ona göre hayatını şekillendirir. Aşk; sevgi, saygı, hoşgörü, bağlılık, sadakat, dürüstlük, cesaret gibi kavramları tek başına içinde barındırmalıdır.

Aşık sevdiğine ulaşma yolunda gül bahçesinde ilerlerken ayağa batan dikenlerden dolayı hemen yolundan vazgeçmeyendir. Sondaki güzelliği ve büyük ödülü düşünüp zorluklara her ne pahasına olursa olsun karşı koyabilendir.

Aşık yandıkça kıvamını bulandır. Aşka ulaşmadaki her engel Aşık için bir rütbe ve mertebe kazandırır. Mecnun Leylasına ulaşmak için hayatını ortaya koymasaydı kim bilir veya tanırdı, adına şiirler şarkılar yazılırmıydı?

Gerçek Aşka ulaşmanız dileğiyle…

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here